Ororo Moda Deneyimimiz: Crunchy Sushi Sevenler İçin Bunu Bi Ye!
Moda, İstanbul’da sadece sokaklarında dolaşmak için değil, farklı mutfaklardan başarılı restoranlarıyla da her seferinde yeniden keşfetmek istediğimiz semtlerden biri. Bu kez rotamızı Ororo Moda’ya çevirdik. Eğer Uzak Doğu mutfağını seviyorsanız ya da “İlk kez sushi deneyeceğim, doğru yer neresi?” diye düşünüyorsanız, bu yazı tam size göre.
Pazar günü akşamüstü restorana ulaştığımızda içerisi oldukça hareketliydi. Hafta sonu olmasına rağmen önümüzde yalnızca iki kişi vardı ve onlar içeri alındıktan birkaç dakika sonra sıra bize geldi. Bekleme süresinin bu kadar kısa olması, yoğun bir gün için oldukça güzel bir başlangıçtı.
İçeri adım attığınız anda Ororo’nun nasıl bir yer olmak istediğini hemen hissediyorsunuz. Büyük ve kalabalık bir restoran yerine, butik bir Uzak Doğu restoranı tasarlanmış. Masa sayısı az, alan kompakt ama hiçbir noktası sıkışık hissettirmiyor. Saatlerce oturup vakit geçirmekten çok, keyifli bir yemek deneyimi yaşayıp sonrasında Moda’nın sokaklarına karışabileceğiniz sıcak bir atmosfere sahip.
Dekorasyonda da aynı anlayış devam ediyor. Modern çizgilerle harmanlanmış sade Uzak Doğu dokunuşları sayesinde mekân oldukça şık görünüyor. Karmaşık detaylardan uzak, temiz ve düzenli bir tasarım tercih edilmiş. Her şey yerli yerinde ve restoranın karakterini destekliyor.
Deneyimimizi güzelleştiren bir diğer konu ise çalışanların yaklaşımıydı. Restoran dolu olmasına rağmen ekip son derece güler yüzlü, ilgili ve hızlıydı. Siparişlerimizi verdikten kısa süre sonra yemeklerimiz masaya gelmeye başladı.
Bu ziyaretimizde sebzeli noodle, tempura karidesli bao bun ve üç farklı crunchy sushi roll sipariş ettik. Masaya ilk olarak sebzeli noodle ve bao bun geldi.
Sebzeli Noodle ile Hafif Bir Başlangıç
Sebzeli noodle, masadaki en sade tabak olmasına rağmen beklentimizi fazlasıyla karşıladı. Ağır olmayan yapısı ve dengeli lezzeti sayesinde oldukça keyifliydi. Sushi’lerden önce gelmesi de güzel bir başlangıç oldu; hem mideyi yormadı hem de sonraki lezzetlerin önüne geçmedi. Sade ama başarılı bir tabak arayanlar için gönül rahatlığıyla tercih edilebilecek bir seçenek.
Bao Bun: Bir Kez Deneyince Vazgeçmesi Zor
Ardından tempura karidesli bao bun servis edildi.
Daha önce Ororo’nun tavuklu bao bun’ını denemiş ve çok beğenmiştik. Bu kez farklılık yapmak istedik ve karidesli olanını tercih ettik. İçerisinde acı soslu tempura karides, sotelenmiş sebzeler, chili biberi, taze soğan ve susam bulunuyor.
Siparişi verirken menüde yazmasına rağmen acılı olduğunu fark etmemiştim. Normalde çok yoğun acı seven biri değilim ama burada kullanılan acılık rahatsız eden cinsten değildi. Tam tersine, karidesin lezzetini destekleyen ve yemeği daha keyifli hâle getiren dengeli, iştah açıcı bir acılığa sahipti.
Bao bun ekmeği ise tek başına övgüyü hak ediyor. Yumuşacık, hafif ve adeta pamuk gibi bir dokuya sahip. İç harç ne kadar başarılı olursa olsun, o ekmeğin dokusu bu ürünü bambaşka bir seviyeye taşıyor. Isırdığınız anda ağızda dağılan yapısı sayesinde son lokmaya kadar aynı keyfi koruyor. Bizce Ororo’nun mutlaka denenmesi gereken lezzetlerinden biri.
Sıra Geldi En Merak Ettiğimiz Tabaklara
Bao bun ve noodle’ın ardından masaya üç farklı crunchy sushi roll geldi. Menüyü incelerken bizi en çok heyecanlandıran bölüm de burasıydı. Genel olarak sushi tercih ederken crunchy roll’lara yöneliyoruz. Bunun en büyük sebebi ise ilk lokmada aldığımız çıtır doku ile ardından gelen yumuşacık iç dolgunun oluşturduğu kontrast. Dışı kıtır, içi yumuşak bu yapı bizim damak zevkimize en çok hitap eden sushi deneyimi.
İlk olarak Crunchy Kuru Roll denedik. İçerisinde somon, salatalık, cheese sauce, patates cipsi, miro ve teriyaki sos bulunuyor. Patates cipsinin verdiği çıtırlık, somonun yumuşak dokusuyla mükemmel bir uyum yakalıyor. Teriyaki sos ise tüm malzemeleri birbirine bağlayan dengeli bir tamamlayıcı görevi görüyor. Hafif ama karakterli bir sushi arayanlar için oldukça başarılı.
İkinci tercihimiz Crunchy Bakudan Roll oldu. Tempura karides, tempura tofu, kuşkonmaz, pancar cipsi, shiro sos ve teriyaki sosla hazırlanan bu roll, katman katman lezzet sunuyor. Tempura karides zaten başlı başına başarılıyken, tofu ve kuşkonmazın kattığı farklı dokular tabağı daha da ilginç hâle getiriyor. Pancar cipsi ise hem görüntüyü zenginleştiriyor hem de ekstra bir çıtırlık kazandırıyor.
Masadaki favorilerimizden biri ise Crunchy Umara Roll oldu. Sekiz parçalık bu sushi’nin dört parçası ballı hardallı karides, diğer dört parçası ise sweet chili karides ile hazırlanıyor. İçerisinde kuru erik, çıtır soğan, avokado, takuan, salatalık ve susam bulunuyor. Tatlı, hafif ekşi ve tuzlu aromalar şaşırtıcı derecede dengeli bir şekilde bir araya geliyor. Özellikle kuru eriğin kattığı hafif meyvemsi dokunuş ve çıtır soğanın ekstra kıtırlığı bu roll’u diğerlerinden ayıran en güzel detaylardan biri oldu.
Lezzetin Yanında Görsellik de Var
Ororo’da bizi en çok etkileyen konulardan biri ise sunumlardı.
Bizce iyi bir yemek sadece lezzetli olmamalı; aynı zamanda göze de hitap etmeli. Ororo bu konuda gerçekten başarılı. Sushi tabaklarının yerleşiminden bao bun’un sunumuna, noodle’ın servis edildiği kaptan kullanılan tabaklara ve hatta soya sosunun şişesine kadar her detay restoranın kendine özgü kimliğini yansıtıyor.
Masaya gelen tabaklara birkaç saniye bakmadan ilk lokmayı almak istemiyorsunuz. Renklerin uyumu, malzemelerin yerleşimi ve yapılan son dokunuşlar öylesine özenli hazırlanmış ki bazen gerçekten yemek yemiyormuş da küçük bir sanat eserini inceliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. İlk lokmayı aldığınızda ise bu görselliğin lezzetle de desteklendiğini görmek deneyimi daha da özel hâle getiriyor.
İçecekler, Fiyat ve Konum
İçecek menüsünde restoranın kendine özgü hazırladığı farklı seçenekler bulunuyor. Biz bu kez tercih etmedik çünkü alışık olduğumuz tatların biraz dışında kalıyorlar. Ancak yeni aromalar denemeyi sevenler için oldukça ilgi çekici alternatifler mevcut.
Fiyatlara gelecek olursak; Ororo genel olarak ortalama bir sushi restoranıyla benzer seviyede. Sunulan ürünlerin kalitesi, kullanılan malzemeler, porsiyon büyüklüğü, servis anlayışı ve genel deneyim düşünüldüğünde fiyatını hak eden restoranlardan biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Porsiyonlar da oldukça doyurucu olduğu için farklı ürünleri paylaşarak denemek hem keyifli hem de tatmin edici oluyor.
Bir diğer büyük avantaj ise konumu. Yemeğin ardından Moda’nın ara sokaklarında dolaşabilir, güzel bir kahve molası verebilir ya da sahile inerek yürüyüş yapabilirsiniz. Ororo, böyle bir gün planının tam ortasında yer alıyor.
Kimler Gitmeli?
Uzak Doğu mutfağını sevenler, ilk kez sushi veya bao bun denemek isteyenler, farklı lezzetler keşfetmekten hoşlananlar ve yemeğin görselliğine en az lezzeti kadar önem veren herkes burada kendine göre bir şey bulacaktır. Menü oldukça dengeli hazırlanmış. Hangi ürünü seçerseniz seçin büyük ihtimalle memnun ayrılacağınızı düşünüyoruz.
Son Söz: Bunu Bi Ye Der miyiz?
Kesinlikle deriz.
Ororo; sıcak atmosferi, güler yüzlü ekibi, özenle hazırlanan tabakları ve özellikle crunchy sushi çeşitleriyle bizi tekrar gitmek isteyeceğimiz restoranlardan biri olmayı başardı.
Bazen bir restoranı unutulmaz yapan tek şey lezzet olmaz. Mekânın hissi, servis anlayışı ve tabağınıza gösterilen özen de en az yemeğin kendisi kadar önemlidir. Ororo’da bunların hepsini bir arada hissettik.
Üstelik hoşumuza giden küçük bir detay daha vardı. Farklı sanatçılar tarafından hazırlanan ve dönemsel olarak değişen illüstrasyon kartlarından alıp kendinize küçük bir hatıra saklayabilirsiniz. Mekânın sanata verdiği değeri hissettiren bu ince düşünülmüş detay, Ororo deneyimini bizim için daha da özel kılan ayrıntılardan biriydi.
Eğer yolunuz Moda’ya düşerse ve canınız iyi bir Uzak Doğu mutfağı deneyimi yaşamak isterse, bizim önerimiz belli.